Büyük Av – Zaman Çarkı 2
The Great Hunt – Zaman çarkı serisi 2. kitap
Büyük Av : “Ve gün gelecek, insanların yaptıkları yıkılacak ve çağların deseni’ne gölge düşecek. Karanlık varlık elini bir kez daha insanların dünyasına koyacak. Yeryüzünün ulusları, eskimiş kumaşlar gibi yırtılıp parçalanırken, kadınlar ağlayacak ve erkekler haykıracak. Hiç kimse ve hiçbir şey ayakta kalmayacak.

Fakat gölge’nin yüzüne, daha önce yeniden doğmuş olan ve sonsuza dek defalarca doğacak olan bir doğacak. Ejder yeniden doğacak ve yeniden doğuşunda haykırışlar ve diş gıcırtıları duyulacak. Ejder insanları kefen ve küllerle giydirecek ve tüm bağları kopartarak dünyayı yeniden kuracak.
Bırakın aksın gözyaşları, ey dünyanın halkları, kurtuluşunuz için ağlayın.” – Karaethon Döngüsünden Ejderin kehanetleri. (Arafel Sarayı’nın baş kütüphene memuru Ellaire Marise’idin Alshin tarafından Üçüncü Çağ’ın yeni döneminde 231 yılında çevrilmiştir.
Ne olduğunu anlamadan apar topar köylerinden ayrılan, yeni insanlar, yeni şehirler ve rüyalarında bile görmedikleri yaratıklar ve gölgenin uşakları ile tanışan kahramanlarımız gölgeden kaçarken aslında kaderlerine koşmaktadırlar. Ne yaparlarsa yapsınlar zaman ipliklerini dilediği gibi dokur. Bu çağın iplikleri ise bizim üç kahramanımızın üzerin dokunmaktadır: Rand, Mat ve Perrin.
Kahramanlarımız niçin kaçtıklarını anlamaya çalışırken, yeni arkadaşlar edinecek yeni yollar keşfedecekler. Bizler okuyucu olarak acaba hangi delikanlının peşindeler diye düşünürken kahramanlarımızın geçmişlerini öğrendikçe heyecanlanıyoruz. Bu gençler atalarından farklı olsa da, binlerce yıl geçmiş olsa da Kan eski Kan. Her biri zamanı geldikçe çağın deseninde iz bırakacaklar. Bu arada sadece üç erkekten bahsetmek de bu büyük hikayede diğer kahramanlarımıza haksızlık olur. Kahramanlarımıza bu zorlu dünyada ve diğer dünyalarda yardım edecek, en az onlar kadar önemli olan Egwene, Nynaeve, Lin ve Elayne (kızlarımız) bizlere unutulmaz bir hikaye bırakacaklar.
Büyük Av – Valere Borusu

Serinin 2. kitabında Zaman Çarkı dünyasında bazı insanlar (avcılar, savaşçılar, şan kazanmak isteyenler) Valere Borusu olarak bilinen üflendiğinde binlerce yıl önce gölgeye karşı savaşmış kahramanların ruhlarını çağıracak bir boruyu bulmak için büyük av başlatıyorlar. Aslında bu av sürekli tekrarlanan bir gelenek ancak henüz boru bulunabilmiş değil. Bazen kaderimizden kaçmaya çalışsak da aslında kaderimizi yaşadığımızın farkına varamayız.
Bir yandan kahramanlarımızın peşinde gölge dölleri, karanlık dostları var; bir yandan da kahramanlarımıza yardım eden çoğu insanın saygı duyduğu ancak çoğununda nefret ettiği Aes Sedai’ler ve şüphe uyandıran gizemli yabancılar… Savaş içinde olan şehirler, sürekli birbirine oyun oynayan entrika dolu hayatlar. Bu kitap ile Robert Jordan’ın dünyasını daha iyi tanımaya başlıyoruz. Özellikle şehir betimlemelerini çok sevdim.
Önceleri sıradan bir köylü olan gençlerin zamanla geçireceği değişimleri izliyoruz. Bu gençler zorlukla dolu yollardan en tepeye doğru ilerlemekteler. Gölge şehirler, gölge yaratıklar, sihirli eşyalar, zehirli tılsımlar… Bakalım, gençlerimiz ne yapacak?
“İyinin ve kötünün sonsuz bir savaşa tutuştuğu, ışığın ve gölgenin dünyası; Zaman Çarkı’nın dünyası…”
tamamı için tıklayınız.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder