
Kardeşimin Hikayesi… Gizem dolu bir hikaye.
Zülfü Livaneli’nin kitaplarının ayrı bir tadı vardır. İnsanı sürükleyen, okuyucuyu sıkmayan…

Bazı romanlar vardır, güçlü bir hortum gibi insanı alır oradan oraya sürükler, nereye sürüklendiğinizi anlamazsınız bile.Kardeşimin Hikayesi de öyle bir hikaye. Rüzgarına kapılıyorsunuz ve deyim yerindeyse sürükleniyorsunuz; ve bu sürükleniş içerisinde hiç korkmadan acaba nereye gidiyoruz diyorsunuz? Bazen hiç tahmin etmediginiz bir yere götürüyor, bazense size geleceğiniz yeri önceden gösteriyor.
Kardeşimin Hikayesi gizem severlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap. Öyle ki kitabı elinize aldığınızda sır perdesi aralanana kadar elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Mühendis Ahmet Arslan gizem dolu bir insan ve bir gün gizem arayan gazeteci bir kızla kesişiyor yolları. Sen misin gizem arayan diyor, aradığını bulduruncaya kadar resmen kıza işkence edip, bizlere de yeni ufuklar açıyor.
Hikaye bir cinayeti konu alıyor. Gazeteci ise cinayeti kimin işledigini araştırıyor. Bana göre gazetecinin en büyük şansı Ahmet Arslan ile tanışması. Ahmet bey hikayenin sonunda katilin kim olduğunu bildiren bir mektup bırakıyor ama bundan da öte gazeteciye inanılması güç, muhteşem bir hikaye bırakıyor. Anılarla dolu bir hikaye, Kardeşinin Hikayesi…
Kitabı edebi açıdan incelemem haddime değil ancak iyi bir okur olarak görüşlerimi yukarıda dile getirdim. Konu olarak dikkatimi çeken, beni içine alan bir hikaye; ve hemen bitirmek istediğim bir kitap oldu. Kitaba başladığınızda da zaten nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.
tamamı için tıklayınız.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder